Bienal ve İstanbul 2012

Bu video Adobe Flash Player'ın son sürümünü gerektirmektedir.

Adobe Flash Player'ın son sürümünü indirin.

16 Haziran 2012 Cumartesi

3. köprü kayıpları

3. köprü hesaplarında, göz göre göre milli kayıplar yaşanması kaçınılmaz.
Üçüncü Köprü ve bağlantı yollarının gerçekten de kamu kaynaklarıyla yapılmakta olduğunu gösteriyor.


‘al da at’ dercesine şirketlere paslandı; 
Kamusal yarara sahip projelerin rafa kalkması+
Kamusal varlıkların ve kamu gelirlerinin büyük şirketlere aktarılması:

1- Azımsanmış maliyetler.
2- Büyütülen gelirler.
3- Küçümsenen çevresel ve insani etki.
4- Abartılan bir iktisadi gelişim beklentisi.


113 kilometrelik bağlantı yolları için de 
yine günlük 135 bin araç için araç başı 8 dolar taahhüt edilmişti.

trafiğin toplam trafikte payı nedir diye sorulursa, rakamın %2,5 ile 3 arasında

Mevcutta iki köprüden yıllık toplam 150 milyon araç geçtiğini
günlük transit araç sayısı en fazla 12 bin gibi bir rakam

Üçüncü Köprü ve bağlantı yollarının gerçekten de kamu kaynaklarıyla yapılmakta olduğunu gösteriyor.

3 yıllık yapım sürecini dışarıda tutarsak, kalan 7 yıl içinde, ihaleyi alan şirketler grubuna yaklaşık 6 milyar dolar para aktarılmış olacak. 
Aynı tutarla 150 kilometre metro sistemi inşa edilebileceği
İstanbul’da mevcut metro hattı uzunluğunun 30 kilometre olduğunu hatırlarsak, 
bu kaynağın metro yapımına aktarılmasıyla toplamda Paris metro hattının uzunluğuna yaklaşan bir metro ağının kurulabileceği de ortaya çıkıyor

Kaynak:
http://birdirbir.org/fetih-makyavel-ve-ucuncu-kopru/

16 Mayıs 2012 Çarşamba

7 milyon bina yıkılacak mı?... - ekonomi piyasa-15:20 ntv


Ağda dolaşan bir e-posta:
 
Bugun baslayip 3 gun surecek bir program 15:20 ntv de. Yasalar tartisilacamis, 7 milyon bina yikilacakmis, “ekonomi piyasa” programi kapsaminda. Telefon ettim ntv ye konusmacilar, aksam tekrari var mi diye bilmiyor telefona cikanlar. İlgili gruplara yollayin lutfen.  

10 Mayıs 2012 Perşembe

Ekumenopolis Film Gösterimi

Mutlaka izleyin. Bilet alın destek verin...
 
http://www.youtube.com/playlist?list=PL76C271903DBCF168
Ekümenopolis: Ucu Olmayan Şehir "İstanbulʼdaki ekolojik eşikleri aştınız. Nüfus eşiklerini aştınız. Ekonomik eşikleri aştınız. Peki nereye gidecek bunun sonu...

14 Nisan 2012 Cumartesi

Çevre ve Kent Hukuku paneli - İSTANBUL BAROSU

Etkinlik

Kent Hukuku paneli

DEĞERLİ , İSTANBUL'LU KENTDAŞLARIMIZ,

ÇOK SEVDİĞİMİZ VE UĞRUNA HERGÜN MÜCADELE VERDİĞİMİZ İSTANBUL'UMUZ NE KADAR

YAŞANABİLİR BİR ŞEHİR?

DÜNYA ŞEHİRLERİ ARASINDA NASIL ,İYİ BİR YER ALABİLİR ?

YAŞANABİLİR ŞEHİR OLMASI İÇİN NELER YAPMALIYIZ?

BU KONUDA, DÜZENLEDİĞİMİZ PANELİMİZE SİZLERİ DAVET EDİYORUZ.

İSTANBUL BAROSU OLARAK YAPABİLECEKLERİMİZ İÇİN ,SİZLERİN HERGÜN BİRE BİR

YAŞADIĞINIZ SORUNLAR VE ÖNERİLERİNİZLE

YAPACAĞINIZ KATKILAR BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEM TAŞIYOR.

PANEL NOTLARI KİTAP OLARAK BASILACAĞINDAN YAZILI BİR BELGEDE FİKİRLERİNİZ İLE SİZLERİN DE YER ALMANIZI İSTERİZ.

KATILIMINIZ BİZLERİ MUTLU EDECEKTİR.

SAYGI VE SEVGİLERİMİZLE, YAŞANABİLİR ŞEHİRLER YARATMAYI DİLİYORUZ.

AV.ALEV SEHER TUNA

İSTANBUL BAROSU

ÇEVRE VE KENT HUKUKU KOMİSYONU BAŞKANI

Firma adı:

İstanbul Barosu

Adres:

Asmalımescit Mah. Orhan Adli Apaydın Sok. Baro Han No:20 K:2

İstiklal, Beyoğlu, İstanbul - Avrupa

Telefon Numarası:

+90 212 251 63 25

Web Sitesi:

www.istanbulbarosu.org.tr

Asmalımescit

G.saraydan Tünele giderken sağda, Tünele yakın !

11:00-15:00 Panel

Stutgart Dr. Yaşar Adanalı, YTÜ - Doç. Dr. Sırma Turgut

8 Nisan 2012 Pazar

'İstanbul hâlâ zenginliğini koruyor'

'İstanbul hâlâ zenginliğini koruyor': Selim İleri: 'İstanbul'un silueti konusu çok ciddi bir mesele. Belki de şimdiye kadar İstanbul etrafındaki en ürkütücü yapılaşma. Muazzam bir hareket ve dinamizm var bir yandan da. Genel olarak baktığımızda İstanbul hâlâ çok şükür ki zenginliğini koruyor' - BURCU AKTAŞ

16 Şubat 2011 Çarşamba

Osmanlıca zamanı

Coğrafya karışırken, Osmanlıca ile yeniden barışmak zamanı,
kurs organizasyonu ile kültür-sanat hayatına katkısından dolayı ilgililere teşekkürler.


http://www.ykykultur.com.tr/haber/?id=165

3 Ocak 2011 Pazartesi

İstanbul depremi tartışması

İstanbul depremi gündem dışında kalmışcasına unutulup, nadiren tartışılıyorken, sadece bir kaç alanda kilitlenip kalan bu tartışmalarda; büyük yıkım ve zararların yanısıra, oluşacak ciddi sayıda ölümlere karşı, gerçek çözüm arayışlarının sunulabileceği şehircilik gibi alanlara kaydırılacağına, onun yerine; hep önceden tahminlere kilitlenip kalınmayla geçiştirildiği sürece, çarpık yapılaşma sorunlarına yönelik kalıcı şehircilik çözümleri de, hep gündem dışı kalıyor olacak.

Çağdaş kentleşmenin pabucunu dama atıp, rantsal gelişmelere kapıyı aralayan yerel yönetimler, kendi meclislerinden geçirdikleri tartışmalı kararlara da imza atmaya devam edebiliyorken, sivil insiyatiflerin de ciddi karşı duruşlarına ihtyaç her geçen gün daha da kaotikleşen şehirlerde yaşam kalitesi sekteye uğrayarak azalıyor.

(Gökdelenleşen İstanbul silüetine !) Yakında bir yazıyla burada ele alınacak olan bu konuya yönelik haklarımız artık son derece tartışmalıyken üstelik... http://imarhakdevri.blogspot.com/

Ayrıca sabah işe giderken, trafik çilekeşine maruz kalan çalışanlar, her geçen gün daha sinirli yada duyarsızlaşarak yabancılaştıkları bir iş gününe daha başlamanın etkisinde, şehir ortamından kaçmayı hayal edecek gücü bile kendilerinde bulamayacak durumda kalıyor yada tatillerinde paket turlar halinde düzenlenen turizm önerileriyle, ağırlıklı olarak benzer tüketim yaşamlarının pompalandığı ezber kültürel aktivitelerde, kendilerince değerlendirmeye çalışıyorlar. (Turizm, Trafik)

Toplu taşımacılık yerine karayollarını tünellerle arttıran yaklaşımlar yerine, alternatif, ucuz, sağlıklı projeleri (bisiklet, ucuz aktarım, bütünleşik taşımacılık gibi) aktif bir şekilde sürekli önererek bekler durumdayız.

Konuyu fazla dağıtmadan, aşağıdaki alıntılarla, sizi faydalı haberlerin yer aldığı Adalar Postasına sizi yönlendirmek istiyorum. (Adalar halen, bir gün yaşamayı hayal edebileceğimiz tek yer!)

Kaynak: ADALAR POSTASI - 3 Şubat 2006
http://adalar-postasi.blogspot.com/2008/11/adalar-postasi-298-istanbul-depremi.html
http://www.ntv.com.tr/news/360005.asp


Bilim dunyasi istanbul depreminin olmama ihtimalini tartisiyor. ITU Ogretim Uyesi Profesor Naci Gorur, Orta Marmara Cukuruyla Adalar arasinda biriktigi sanilan enerjinin akma
yoluyla aciga cikmis olabilecegi teorisini ortaya atti.

Marmara 'Oh' demek icin Bakan'i bekliyor.

http://www.milliyet.com.tr/2006/02/03/yasam/ayas.html
Milyonlarca kisinin korkulu ruyasi olan buyuk deprem, belki de hic olmayacak. Bunu soyleyen
Prof. Dr. Naci Gorur. Bakanlik, bu ihtimali arastiracak projeyi iki aydir 'inceliyor'

Onay Yilmaz

Yer degistirme varsa buyuk deprem yok.

'Enerji bosaldi mi?' Marmara Denizi'nde 1766'dan beri suskun bekleyen ve bilim adamlarinin ortak gorusu olarak kirilmasi beklenen Orta Marmara - Adalar arasindaki 60 kilometrelik fayin enerjisinin belki de deprem olmadan bosaldigini soyleyen Gorur, soyle dedi:

Deniz Alti Deprem Istasyonu adli bu projenin maliyetinin 4 milyon dolar oldugunu belirten Gorur, "Sistem 2003'te San Diego aciklarinda basariyla test edildi" dedi.

Jeoloji Muhendisleri Odasi Baskani Oguz Gundogdu ise Profesor Gorur'un tezine karsi.
Gundogdu, Bilim dunyasinda bunun depremin enerjisini aciga cikarttigini soyleyen de var ama ben katilmiyorum.

Oyle olsa kocaman depremler pes pese olup da bugun ta 17 Agustosa kadar gelmezdik diye konustu. Istanbulun ciddi bir tehlikeyle karsi karsiya oldugunu yineleyen Gundogdu, Bunun biraz daha kuvvetli, biraz daha yavas olmasi hicbir seyi degistirmez. Cunku var olan stok o kadar kotu ve savunmasiz ki sonuc cok fazla degsmez dedi.

26 Eylül 2010 Pazar

Kent Filmleri Fest.

Etkinlik

Mimarlar Odası'ndan mimarlık kültürünün gelişmesi, tarihi mirasın korunması ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesi için örnek bir çalışma

http://www.archfilmfest.org/tr/index_tr.html

25 Mayıs 2010 Salı

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Kamusal alan - Ayrımcılık

Duyuru

İstanbul'un çok katmanlı tarihsel kamusal alanlarının kültürel açılımı adına;
okuyucularımıza şimdilik, mekana da açıkca yansıyan artık ezberlerimize işlemiş bulunan, toplumdaki ayrımcılıktan etkilenen bizlerin, önce kendimizi, sonra siyaset felsefesi açısından düşünerek oy verdiğimiz partimizi, ciddi sorgulayabileceğimiz, ilgi çekici bir etkinlikle karşı karşıya olabileceğimizi hatırlatmak isterim. (Arkası gelecektir.)

Gençliğin katkısıyla, gerçekleşmeyi sürdürecek, ender görülen toplumsal bir eğitim projesi;
http://kitapokuma.blogspot.com/2010/05/yasayan-kutuphane.html
sizlerin de gecikmesiz katılım desteğini bekliyor.

Bu proje hakkında, ilk saptamalardan hareketle:

Tiyatro kadar güçlü, etkileşimli yanıyla da yüz yüze canlı bir karşılaşma alanı** yaratıyor oluşuyla,
bu projenin; kamusal alanı, gerçekçi-sosyal bir açıdan genişletebilmesi, ilgili disiplinler adına daha çok ilgi çekeceğinin de habercisi gibi !

O yüzden, bu konu daha da ayrıntılı bir şekilde, şu sitelerde de ele alınacaktır:

(** Yani, yakın gelecekte başlayacak yazı kaynaklarının yer alacağı tematik sitelere göndermeler)

http://dogaclamalar.blogspot.com/ Ciddi bir karşılaşma alanı yaratması
http://tezler.blogspot.com/ Tarihsel kentler
http://kulturtabiat.blogspot.com/ Kültürel farklılıklar
http://sol-ol.blogspot.com/ ! - Ayrımcı siyaset

Kamusal alanı zenginleştiren şenliklerin yanısıra,

Fest. duyurularının da, her sene Mayıs ayıyla birlikte artıyor olduğunu hatırlamak isteyenlere;

http://tiyatroda.blogspot.com/2010/05/rengarenk-festivaller.html


29 Nisan 2010 Perşembe

3.köprü ve Ekolojik yıkım, yine koridoruz

Haber

İstanbul kuzeyinin bitirilişi...
son yeşil alanlarımızın da düpedüz kıyımı,

yani İstanbulun can damarı olan Ekolojik dengesini
hiçte umursayamayan KAPKARA bir karayolu geçişi daha.

(tabiki yine son olamayacak böyle bir yolda, aslında düpedüz gerileyişin esiri olanlarca)


Üstelik niye?
Bu kezde, son hazine arazileri apaçık peşkeş durumunda, kime?

Uluslararası ağır karayolu araçlarının kar odaklı geçişi uğruna ...

İşte bu çarpık karanlık proje;
Japonya-İngiltere arası kara bağlantısı ile taşıma maliyetlerinin ülkemize yıkılışıdır!

Çünkü gemiyle yapılan taşımanın maliyetleri, gecikmeli ve pahalıydı.
Bunu önlemek için, 3.köprü... Tıpkı AB'ye ucuz gaz için yapılan koridorlar gibi...
Ama tabi bunları halka söyleyemezler...

Benzer şekilde, gülünç Karadeniz Otoyolu sakat seçimi de aynı hesabın geçmişte atılan temeliydi,
bu 3. köprü de onun son uzantısı olarak, yine utanmadan gerçekleştiriliyor işte...

1973 1.köprü
1988 2.köprü
2010 3.köprü
...

özel araçlara sıra geldi sananlara;
10 yıllık kaderinizde boş yere beklediniz,
herkez için çok geç olmadan,
arabanızı satıp,
kurtulursunuz artık belki.

Kaynaklar:
http://www.arkitera.com/t37-3-kopru.html

18 Ocak 2010 Pazartesi

İstanbul Senfonisi - Fazıl Say

Fazıl Say

İstanbul hayranı deha müzisyenin ilk bestesini merakla bekliyoruz.

Senfoniyi ısmarlayan ise, Dortmund Cons-cert House.
VDR Senfoni Orkestrası tarafından ilk seslendirilişi ise, Mart 2010'da.

Ne diyelim, İstanbul'daki (krizden) durağan kalmış destekçi kesimlerin
yada aslında aşağıdaki eğlenceleri düzenleyelerin dikkatine...

* * *
Kültür - Sanat endüstrileri

Kültür - Sanat alanındaki endüstrileşmeyi de
yine gecikerek olsa dahi, biraz oluşturmaya çalışıyor olabilecek miyiz gerçekten?
Ne saf bir umut gibi duruyor bu beklenti...
2010 sonrasının planlamasını kim yapabiliyor ki, böyle gündemi her gün değişiveren bir ülkede?
2010 organizasyonundan istifa edenlerin sayısal/niteliksel kaybı da, tüm bu aşağıda yapılanlara apaçık yansıyor tabi. Ne güzel bir dialog ortamında giriyoruz 2010'a...

İyi ki AKM hala yerinde yoksa, onun yerinde de yeller esip, otelle / otoparkla karışık, 5 kat bir yoğunlukla kent haklarının göz ardı edilişine tanık olabilirdik. http://tezler.blogspot.com/

Ne yazık ki gelecek nesillere, kimliksiz sadece takıntılı yükseklikleriyle gösterişli (teknolojik/çelik/cam) gökdelenlerle, Tarihi Kültür ve Tabiat Varlıkları ya böyle acayip otellerle ezilip, horlanmış yada 3.köprü tasarılarıyla boğazdaki dinlenme (rekreasyon) alanlarının doğal dokusu çoktan yok edilerek, böyle plansızca hırpalanıp, devleştirilen bir megapol bırakıyoruz.

Tarihi dokusu çok katmanlı bu dünya şehrinin yaşamsal dengesini koruma zorlukları, aşırı gelişme aşamalarıyla hala karşı karşıya. http://kulturtabiat.blogspot.com/

Bu konular artık, sadece entellektüel kesimin farkındalığında kalmış gibi sanılmasın!
(Aslında Sulukule, Süleymaniye, ... gibi patlayan kentsel dönüşümlerdeki israrlı soylulaştırmanın nasıl tepki aldığından çoktan ders çıkarılmış olmalıydı.)

(Ya TOKİ? Hiç burada uzun uzun açmaya değmez.)
Böylesi kültürel bir aşınmışlığı; bu kadar kadir kıymet bilebileceğini düşünmek istediğimiz ama nedense, geleneksellikten de tarihsel nasibini yeteri kadar alamadan, çarçabuk sıyrılıp çıkmış son yıllardaki gündemin tercih sahiplerinin, bu ülkeye hiç öyle geri dönüşü olmayan bir şekilde, böylesine acı bir reçete yaşatması da, hiç öyle unutulacak gibi değil. http://tezler.blogspot.com/

Magaziner gündeme eleştirel bir bakış açısı denemesi
(2010'a girerken değişmeyenler)

Yoksa bu kez de halkta, İstanbul 2010 uyanışının çeşitli anlamsız reklamlarla arttırılmaya çalışıldığı gibi bir de nedense, 5 eş zamanlı (?) konserin bir çırpıda hızla yapılıp harcanarak tüketildiği bu, bir garip ocak ayı içinden geçişimizdeki şu notu da düşmeden geçemeyeceğim. Çünkü aşırıya kaçmakta hiç tereddüt etmeyen havai fişek gösterilerindeki gibi gösterişçi ilginçliklerin ardı arkası kesilmiyor, bir türlü bu dönemde...

Geçen sene aynı zamanlarda krize giren bir dünyanın köşede kalmış bir megapolüyken,
sanki teğet atlatılmışlığına inanmışız gibi, şimdi de (IMFyle de ortaya karışık) başka bir fonlanmanın peşinde geziyoruz yine. Neredeyse, rüya gibi geçeceğine inanacağımız bir seneyi mi yaşıyor olacağız yani?

(Neyse ki, aşırı bilgi / çevre kirliliğine, tüm şu gürültü / patırtıya karşın, artan pahalılıkla geçim sıkıntılarımız yüzünden hiç olmazsa, hala sabrımız sayesinde algılarımız açık...)

http://ekonomimi.blogspot.com/
Üstelik çığ gibi büyürken katlanan ama, tıkır tıkır ödenen bu dönemin dış borçlarının gölgesinde,
artan işsizliğin göz ardı edildiği ülkemizin her gün daha da kaynayan bu megapolünde,
geçici mutluluklar dünyasına katılım çağrılarıyla çoşan
popüler kültüre de ne diyelim,
yine iyi eğlenceler... (Bıraktığımız borçları, nasılsa çocuklarınız ödeyecek! Umarız ki daha ağır bedeller yaşamasınşlar...)

11 Kasım 2009 Çarşamba

Sel ve bitmeyen afetlerde yönetimin sınavları

Yerel yönetimlerin ve üst düzey sorumluların mazeret üretmek ve sorumluluğu başkalarına atmak v.b. uslüpları israrla sürdürmek yerine, planlamadan afet yönetimine kadar başvurabilecekleri sınırsız kaynakları meslek odalarının (akla hitap eden !) sitelerindeki sürekli hale gelmiş açık uyarılardan bulabilecekleri ortadadır.

Her defasında vatandaşın hayatıyla ve sanayicinin malı mülküyle, tekrar tekrar sınav vermeyi göze almak yerine, çözüm yollarına gecikmeden ortak katkı sağlamayı seçmek son şansımızdır.

Dönemsel çıkarcı kadrolaşmalardan vazgeçilemediği ortada;
bari ülkenin 100k $ harcanarak yetiştirilmiş, her meslek alanının uzmanı olan, ehil insan kaynaklarına iş vermeyi deneme zamanınızda mı gelmedi artık?

22 Ekim 2009 Perşembe

12 Ağustos 2009 Çarşamba

Rantsal dönüşüm, Emsal artışları, Yargının bağımsızlığı, Medyanın özgürlüğü ve Kişi hakları

Haber

Kaynak: Hürriyet -21.09.2008 - Yalçın BAYER
http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=9947869

Devlet Denetleme Kurulu raporları Cumhurbaşkanlığı sitesinden kaldırılmış
Yargının bağımsızlığı medyanın özgürlüğü ve kişi haklarına saygı
gibi başlıklara yer veren haberden alıntılar:
..

<< "Kadir Topbaş döneminde İstanbul’da depreme hazırlık konusunda hiçbir şey yapılmadı, Büyükşehir İmar Komisyonu ’rantsal dönüşüm’ ve ’emsal artışları’ için çok yoğun (!) çalışırken, Büyükşehir’in Deprem Komisyonu kaç kere toplandı acaba? Hükümet Ulusal Deprem Konseyi’ni lağvetti. Oysa uzmanlar, olası bir deprem için tarih bile veriyorlar. Korkuyla yaşamak yerine, hazırlık yapmayı istiyoruz. İl örgütümüz, İstanbul’un sorunlarına çözüm bulmak üzere bilim adamları ile ciddi çalışmalar yapıyor."
>>

* Dr. tezi çalışma alanları kapsamına giren benzer teknik ve genel konular,
ayrıca aşağıdaki sitelerde izlenirken siz okurlarımızla da yer yer yorumlarla paylaşılmaktadır:

* Kocalar, A.C., 2009, Dr., Yük.Müh., Bölüm 3.6.3. Aktarımın Anlamı ve Tanımı ve Ek: A.1. Aktarım Yönetmeliği Taslağı son paragraf, KORUMA AMAÇLI İMAR PLANI UYGULANAN TAŞINMAZLARDA MÜLKİYET VE İMAR HAKLARININ AKTARIMI isimli yayınlanmamış Doktora tezi, MSGSÜ-FBE.
(İng.) Abstract : Ph.D. Thesis - 27.2.2009 - MSFAU

http://tezler.blogspot.com/ sitesinden konuyla ilgili bazı haberler:
Planlamanın eşitlik ilkesine aykırılıklar
Sokakların imar hakları ve imar durumları - Ankara...
Kentsel Dönüşüm - BM heyeti
Barajlar ve Su kullanım hakkı
İmar düzenlemeleri ile İstanbul
İstanbul'un 'İmar'ı Dünyada Yok - Oktay Ekinci

http://kulturtabiat.blogspot.com/ sitesinden konuyla ilgili bazı haberler:
http://kulturtabiat.blogspot.com/2009/06/yaplasma-ve-bodrumun-son-hali.html
http://kulturtabiat.blogspot.com/2009/03/secim-oncesi-yagma.html
http://kulturtabiat.blogspot.com/2009/03/secimle-yaklasan-talana-dikkat.html
http://kulturtabiat.blogspot.com/2008/07/kentler-ve-parklar.html
http://kulturtabiat.blogspot.com/2008/06/kltrel-dnm-mekanlar-santralistanbul.html
http://kulturtabiat.blogspot.com/2008/05/ormanlarmz-ve-turizm-kskac.html
http://kulturtabiat.blogspot.com/2008/05/imar-ve.html
http://kulturtabiat.blogspot.com/2008/05/kltr-ve-rant-atmasistanbul.html

Çizginin gücü

Popüler Yayınlar

Boğaz'da geçmişe yolcuuk

Milliyet Gazetesi - Türkiye haberleri

Telif hakları

cumhurkocalar@gmail.com İstanbul, Türkiye

Tüm sitelerde telif hakları saklıdır.

Bu veb sitesinde yayımlanan yazılar bu sitedeki orijinal linki verilerek kaynak gösterilmek ve yazarının adı mutlaka belirtilmek kaydıyla, ayrıca bir izin almadan internet üzerinden elektronik ortamda kullanılabilir. Yazıların basılı ortamda kullanımı için yazar izni gereklidir.