Bienal ve İstanbul 2012

Bu video Adobe Flash Player'ın son sürümünü gerektirmektedir.

Adobe Flash Player'ın son sürümünü indirin.

26 Eylül 2010 Pazar

Kent Filmleri Fest.

Etkinlik

Mimarlar Odası'ndan mimarlık kültürünün gelişmesi, tarihi mirasın korunması ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesi için örnek bir çalışma

http://www.archfilmfest.org/tr/index_tr.html

25 Mayıs 2010 Salı

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Kamusal alan - Ayrımcılık

Duyuru

İstanbul'un çok katmanlı tarihsel kamusal alanlarının kültürel açılımı adına;
okuyucularımıza şimdilik, mekana da açıkca yansıyan artık ezberlerimize işlemiş bulunan, toplumdaki ayrımcılıktan etkilenen bizlerin, önce kendimizi, sonra siyaset felsefesi açısından düşünerek oy verdiğimiz partimizi, ciddi sorgulayabileceğimiz, ilgi çekici bir etkinlikle karşı karşıya olabileceğimizi hatırlatmak isterim. (Arkası gelecektir.)

Gençliğin katkısıyla, gerçekleşmeyi sürdürecek, ender görülen toplumsal bir eğitim projesi;
http://kitapokuma.blogspot.com/2010/05/yasayan-kutuphane.html
sizlerin de gecikmesiz katılım desteğini bekliyor.

Bu proje hakkında, ilk saptamalardan hareketle:

Tiyatro kadar güçlü, etkileşimli yanıyla da yüz yüze canlı bir karşılaşma alanı** yaratıyor oluşuyla,
bu projenin; kamusal alanı, gerçekçi-sosyal bir açıdan genişletebilmesi, ilgili disiplinler adına daha çok ilgi çekeceğinin de habercisi gibi !

O yüzden, bu konu daha da ayrıntılı bir şekilde, şu sitelerde de ele alınacaktır:

(** Yani, yakın gelecekte başlayacak yazı kaynaklarının yer alacağı tematik sitelere göndermeler)

http://dogaclamalar.blogspot.com/ Ciddi bir karşılaşma alanı yaratması
http://tezler.blogspot.com/ Tarihsel kentler
http://kulturtabiat.blogspot.com/ Kültürel farklılıklar
http://sol-ol.blogspot.com/ ! - Ayrımcı siyaset

Kamusal alanı zenginleştiren şenliklerin yanısıra,

Fest. duyurularının da, her sene Mayıs ayıyla birlikte artıyor olduğunu hatırlamak isteyenlere;

http://tiyatroda.blogspot.com/2010/05/rengarenk-festivaller.html


29 Nisan 2010 Perşembe

3.köprü ve Ekolojik yıkım, yine koridoruz

Haber

İstanbul kuzeyinin bitirilişi...
son yeşil alanlarımızın da düpedüz kıyımı,

yani İstanbulun can damarı olan Ekolojik dengesini
hiçte umursayamayan KAPKARA bir karayolu geçişi daha.

(tabiki yine son olamayacak böyle bir yolda, aslında düpedüz gerileyişin esiri olanlarca)


Üstelik niye?
Bu kezde, son hazine arazileri apaçık peşkeş durumunda, kime?

Uluslararası ağır karayolu araçlarının kar odaklı geçişi uğruna ...

İşte bu çarpık karanlık proje;
Japonya-İngiltere arası kara bağlantısı ile taşıma maliyetlerinin ülkemize yıkılışıdır!

Çünkü gemiyle yapılan taşımanın maliyetleri, gecikmeli ve pahalıydı.
Bunu önlemek için, 3.köprü... Tıpkı AB'ye ucuz gaz için yapılan koridorlar gibi...
Ama tabi bunları halka söyleyemezler...

Benzer şekilde, gülünç Karadeniz Otoyolu sakat seçimi de aynı hesabın geçmişte atılan temeliydi,
bu 3. köprü de onun son uzantısı olarak, yine utanmadan gerçekleştiriliyor işte...

1973 1.köprü
1988 2.köprü
2010 3.köprü
...

özel araçlara sıra geldi sananlara;
10 yıllık kaderinizde boş yere beklediniz,
herkez için çok geç olmadan,
arabanızı satıp,
kurtulursunuz artık belki.

Kaynaklar:
http://www.arkitera.com/t37-3-kopru.html

18 Ocak 2010 Pazartesi

İstanbul Senfonisi - Fazıl Say

Fazıl Say

İstanbul hayranı deha müzisyenin ilk bestesini merakla bekliyoruz.

Senfoniyi ısmarlayan ise, Dortmund Cons-cert House.
VDR Senfoni Orkestrası tarafından ilk seslendirilişi ise, Mart 2010'da.

Ne diyelim, İstanbul'daki (krizden) durağan kalmış destekçi kesimlerin
yada aslında aşağıdaki eğlenceleri düzenleyelerin dikkatine...

* * *
Kültür - Sanat endüstrileri

Kültür - Sanat alanındaki endüstrileşmeyi de
yine gecikerek olsa dahi, biraz oluşturmaya çalışıyor olabilecek miyiz gerçekten?
Ne saf bir umut gibi duruyor bu beklenti...
2010 sonrasının planlamasını kim yapabiliyor ki, böyle gündemi her gün değişiveren bir ülkede?
2010 organizasyonundan istifa edenlerin sayısal/niteliksel kaybı da, tüm bu aşağıda yapılanlara apaçık yansıyor tabi. Ne güzel bir dialog ortamında giriyoruz 2010'a...

İyi ki AKM hala yerinde yoksa, onun yerinde de yeller esip, otelle / otoparkla karışık, 5 kat bir yoğunlukla kent haklarının göz ardı edilişine tanık olabilirdik. http://tezler.blogspot.com/

Ne yazık ki gelecek nesillere, kimliksiz sadece takıntılı yükseklikleriyle gösterişli (teknolojik/çelik/cam) gökdelenlerle, Tarihi Kültür ve Tabiat Varlıkları ya böyle acayip otellerle ezilip, horlanmış yada 3.köprü tasarılarıyla boğazdaki dinlenme (rekreasyon) alanlarının doğal dokusu çoktan yok edilerek, böyle plansızca hırpalanıp, devleştirilen bir megapol bırakıyoruz.

Tarihi dokusu çok katmanlı bu dünya şehrinin yaşamsal dengesini koruma zorlukları, aşırı gelişme aşamalarıyla hala karşı karşıya. http://kulturtabiat.blogspot.com/

Bu konular artık, sadece entellektüel kesimin farkındalığında kalmış gibi sanılmasın!
(Aslında Sulukule, Süleymaniye, ... gibi patlayan kentsel dönüşümlerdeki israrlı soylulaştırmanın nasıl tepki aldığından çoktan ders çıkarılmış olmalıydı.)

(Ya TOKİ? Hiç burada uzun uzun açmaya değmez.)
Böylesi kültürel bir aşınmışlığı; bu kadar kadir kıymet bilebileceğini düşünmek istediğimiz ama nedense, geleneksellikten de tarihsel nasibini yeteri kadar alamadan, çarçabuk sıyrılıp çıkmış son yıllardaki gündemin tercih sahiplerinin, bu ülkeye hiç öyle geri dönüşü olmayan bir şekilde, böylesine acı bir reçete yaşatması da, hiç öyle unutulacak gibi değil. http://tezler.blogspot.com/

Magaziner gündeme eleştirel bir bakış açısı denemesi
(2010'a girerken değişmeyenler)

Yoksa bu kez de halkta, İstanbul 2010 uyanışının çeşitli anlamsız reklamlarla arttırılmaya çalışıldığı gibi bir de nedense, 5 eş zamanlı (?) konserin bir çırpıda hızla yapılıp harcanarak tüketildiği bu, bir garip ocak ayı içinden geçişimizdeki şu notu da düşmeden geçemeyeceğim. Çünkü aşırıya kaçmakta hiç tereddüt etmeyen havai fişek gösterilerindeki gibi gösterişçi ilginçliklerin ardı arkası kesilmiyor, bir türlü bu dönemde...

Geçen sene aynı zamanlarda krize giren bir dünyanın köşede kalmış bir megapolüyken,
sanki teğet atlatılmışlığına inanmışız gibi, şimdi de (IMFyle de ortaya karışık) başka bir fonlanmanın peşinde geziyoruz yine. Neredeyse, rüya gibi geçeceğine inanacağımız bir seneyi mi yaşıyor olacağız yani?

(Neyse ki, aşırı bilgi / çevre kirliliğine, tüm şu gürültü / patırtıya karşın, artan pahalılıkla geçim sıkıntılarımız yüzünden hiç olmazsa, hala sabrımız sayesinde algılarımız açık...)

http://ekonomimi.blogspot.com/
Üstelik çığ gibi büyürken katlanan ama, tıkır tıkır ödenen bu dönemin dış borçlarının gölgesinde,
artan işsizliğin göz ardı edildiği ülkemizin her gün daha da kaynayan bu megapolünde,
geçici mutluluklar dünyasına katılım çağrılarıyla çoşan
popüler kültüre de ne diyelim,
yine iyi eğlenceler... (Bıraktığımız borçları, nasılsa çocuklarınız ödeyecek! Umarız ki daha ağır bedeller yaşamasınşlar...)

Çizginin gücü

Popüler Yayınlar

Boğaz'da geçmişe yolcuuk

Milliyet Gazetesi - Türkiye haberleri

Telif hakları

cumhurkocalar@gmail.com İstanbul, Türkiye

Tüm sitelerde telif hakları saklıdır.

Bu veb sitesinde yayımlanan yazılar bu sitedeki orijinal linki verilerek kaynak gösterilmek ve yazarının adı mutlaka belirtilmek kaydıyla, ayrıca bir izin almadan internet üzerinden elektronik ortamda kullanılabilir. Yazıların basılı ortamda kullanımı için yazar izni gereklidir.